İlişkiler sona yaklaştığında görece en az acı verici yöntem karşılıklı olarak konuşmaktır. Fakat dijital dünyada yaygınlaşan her bir uygulama ve kuşak değişimleriyle birlikte gelişen iletişim şekilleri, açık iletişimi zorlaştırmaktadır. Bu iki durumun kesiştiği noktalardan birinde ise karşımıza ghosting kültürü çıkar.
Ghosting, biriyle olan tüm iletişimi keserek bir ilişkiyi aniden bitirmenin yolu olarak tanımlanmıştır (Cambridge Ingilizce Sözlük). Ghostlama eylemini gerçekleştiren kişiye ghoster, ghostlanarak mağdur olan kişiye ise ghostee denir. Açık iletişimden ne yazık ki maruz bırakılan karşı taraf (ghostee) çoğunlukla ilişkinin bitirildiğinden bihaberdir ve durumun ani gelişimi mağdurun duygusal güvenini zedeler . Günümüz ilişkilerinde hızlıca popülerleşen terimlerden biri olan ghosting, özellikle romantik ilişkiler çerçevesinde incelendiğinde flört şiddeti terimlerinden biri olarak kullanılmaktadır.
Peki ama sosyal medyada artan uygulama sayısının ghosting ile alakası nedir? Aratan uygulamalar ile birlikte birçok mecradan aynı kişiyle sohbet edebilme olanağı ortaya çıkmıştır. Örneğin İnstagramda başlayan bir konuşma WhatsApp uygulamasından sürdürülebilmektedir. Bu her ne kadar teknolojinin bir nimeti gibi görünsede aslında sessizce ortadan kaybolabilmek için zemin hazırlamaktadır. Platformlar arası yayılan dağılmış iletişim, bir uygulamadaki iletişimi keserek ghosting sürecini başlatmaya ve zamanla ilişkiyi tamamen sonlandırmayı mümkün kılabiliyor. Dijital ortamda duygusal ipuçlarını sınırlı olmasıyla birlikte yüz yüze gelme olanağının da düşük olması, ghosting için mükemmel bir alan yaratıyor. Aynı zamanda uygulamaların artışıyla birlikten gelişen yeni sosyal medya dili ghosting gibi zarar verici terimlerin olur olmadık yerlerde kullanılmasına ve bu yüzden de yaygınlaşmasına yol açıyor.
Ghostinge maruz kalan taraf genellikle bu durumun farkında değildir. Mesajlaşma, yüz yüze iletişimde kolaylıkla yakalanacak olan ipuçlarını anlamayı hayli zorlaştırır. Ama farkındalık eksikliğinin tek sebebi bu değildir. Bazı durumlarda birey, ghostlanmayı normalleştirmeye çalışır. İlişki içerisinde kaybolmalar, mesaja cevap vermeme ya da telefonu meşgule atma gibi davranışların “gündelik hayatın karmaşası ve meşguliyeti” ile gerekçelendirildiği ne yazık ki sıkça görülmektedir. Bu tür açıklamalar, davranışı rasyonelize etmek olarak tanımlanır. Rasyonelleştirme ile birlikte kişi yaşadığı durumu olduğundan farklı yorumlayarak karşı tarafı(ghoster) makul göstermeye çalışır. Böylece mağdurun (ghosted) farkındalık kazanması zorlaştırmakta ve duygusal olarak epey zedelenmektedir.
Her psikolojik fenomende olduğu gibi ghostlama konusunda da görülme sıklığı ve gücü belirleyici bir rol oynamaktadır. Tekrarlayan ghosting deneyimleri kişinin duygusal güvenini zedeleyerek ileriki ilişkilerinde kaygı ve güvensizlik problemleri ortaya çıkartabilir. Aynı zamanda kişi de özgüven eksikliği ve bilişsel yorumlamalarda çarpıtmalar gözlenebilir. Sebep olabileceği ciddi zararlar düşünüldüğünde ghosting kulaktan dolma bilgiler ile değil bilimsel olgularla değerlendirilmelidir.